Kitap Önerileri

NUR’DAN KİTAP ÖNERİLERİ

Henüz okuma yazma bilmez iken ,söylenen göre 3 yaşımda, babaannem bana masal kitapları okurmuş. Günde üç kere. Ne sabır. Aynı kitapları okuduğundan olsa gerek hepsini ezberlemişim.

Tam olarak o zaman mı başladı kitap sevgim bilemiyorum tabii ama bilinçli hatırladığım babamın bana aldığı ilk kitap. Biraz sıra dışı. Adı dokuz düğümlü ip. Yaşım herhalde 10-11. Sabaha kadar okuduğumu hatırlıyorum. Bir de korkudan geberdiğimi. Nasıl heyecanlıydı anlatamam. Hep söylerim zaten babamın bana bıraktığı en büyük miras kitap okuma zevki.

Daha sonra Fransız okulunun kütüphanesini yalayıp yuttum desem yeridir.

Her biri külçe gibi ‘’pardayyanlar’’ serisinin 11 cildini bitirmek başlıbaşına bir manyaklık belirtisi zaten.

Şimdi okuduğum kitapları sizlerle paylaşmak ve naçizane görüş bildirmek isterim. Tabii zevkler ve renkler tartışılmaz.. Siz gene de önereceğim kitapları alırken arkasını ve hatta ilk sayfasını okuyun.

Bu arada benden ağır edebiyat okumamı ve yorumlamamı beklemeyin sakın. O günler lise hayatı ile sona erdi. Öylesine sıkıcı kitaplar okuttular ki bize belki de onun etkisiyle Orhan Pamuk okuyamıyorum mesela.

Kitapları genellikle İdeefix internet sitesinden alırım. Yöntem olarak ta DR ‘ye gidip cep telefonumdan notlar bölümünü açıp beğendiğim kitapların fiatı ile birlikte listesi yapıp öyle sipariş veririm.

Yazar: İgal Shamir
Kitap: Hitler’in kemanı

Bundan 20-30 yıl önce tüm dünyayı Hitler üzerine yazılan kitaplar kaplamıştı .Öylesine ki neredeyse her milletten yazar gerek Hitler, gerekse Nazi Almanyası ile ilgili kurgusal eserler ortaya koyuyordu. Ben de meraklısı olarak neredeyse hepsini okudum. Çok uzun bir süre bu konu rafa kaldırıldı, çünkü herkes bıktı artık derkeeeen hop bu kitap. Yıllar sonra tekrar Hitler sahnede. Mükemmel kurgulanmış süper bir çeviriye sahip su gibi akıyor. Yeni bir şey öğrenmiyorsunuz ama gene de ilgi çekici.


Yazar: Sevil Atasoy
Kitap: Acayip İşler

Sevil Atasoy benim aynı ülke vatandaşı olmaktan gurur duyduğum başarı abidesi bir Türk kadını. Çok başarılı olduğu için adli tıbbın başından uzaklaştırıldı zaten. 100 bölüm çekilen ve gerçek olaylardan esinlenerek kurgulanmış kanıt dizisinin başdanışmanlığını da yapmışlığı var. Bu kitap ta gene dünyadan ve yurdumuzdan tuhaf ve anlaşılması zor vakaların çözümlenme safhalarını anlatıyor. Yazı dili süper. Kesinlikle tavsiye ederim.


Yazar: Orhan Pamuk
Kitap: Cevdet Bey ve oğulları

Allahım sana şükürler olsun, bir Orhan Pamuk kitabına başladım ve bitirdim. Nasıl içime dert oluyordu anlatamam. Adam Nobelli yaaa, ötesi var mı? Ama bendeniz bir türlü okuyamıyorum eserlerini. Sonunda bu derdimi paylaştığım yakınlarım bana bu kitabını önerdi ki ilk eseriymiş. Minicik puntolar ile yazılmış 610 sayfa. Zaten 1996’da almışım, 10.baskısıymış , fiyat etiketinde 1720000 TL yazıyor. Kütüphaneye atmışım zahir. Bu ilk kitabından belliymiş gerçi yazarın ağdalı yazma eğilimi. Bir haftada zor bitirdim ki, bu benim için bir kitaba harcanacak ciddi bir süre. Kitabın arkasında Fethi Naci Şöyle yazmış: “Büyük bir başarı…. Hiç duraksamadan en beğendiğim yirmi Türk romanı arasına alırım.” Yiğit Okur’un ‘Hulki Bey ve arkadaşları’ kitabı bence buna on basar. Neyse buna da şükür sonunda başardım bende bir Orhan Pamuk okudum artık.


Yazar: Celil Oker
Kitap: Bir şapka bir tabanca

Benim gençliğimde Mayk Hammer diye bir polisiye karakter vardı. Bayılırdım. Yazarın ‘’Remzi Ünal’’ tiplemesi bana onu hatırlatıyor. Celil Oker polisiye tutkunlarının vazgeçilmezlerinden. Nasıl keyifle okunuyor anlatamam. Esprili dili de büyük bir artı.


Yazar: Hıfzı Topuz
Kitap: Gizli aşklar

Yazar Hıfzı Topuz olunca ve konu aşk olunca doğal olarak hemen aldım. Tanıtımda da ‘yaşanmış kısa aşk öyküleri’ yazıyor. İlk öyküler yazarın gençlik günlerine ait. İlk heyecanlar, aylarca konuşmak için beklemeler vs. derken işin şekli değişti. Önce okuduğumu anlamadım zannettim. Hıfzı bey üstat ballandıra ballandıra evli iken kırdığı cevizleri anlatıyor. Kısa veya uzun süreler kaldığı çeşitli ülkelerde yaşadığı kaçamakların adına da aşk demiş. Eşini kaybettikten sonra böyle bir kitap yazması çok büyük hüsrana uğrattı beni. Rahmetliye saygısızlık olarak niteliyorum. Hiç yakıştıramadım doğrusu. Takdir sizin.


Yazar: Elena Ferrante
Kitap: Terk edenler ve kalanlar

Önce kısa bir hatırlatma. Yazarın gerçek kimliği belli değil. Napoli dörtlemesinin 3. kitabı. Ben artık tarafsız yorum yapamıyacağım bu kitap hakkında, çünkü öylesine kaptırdım ki kendimi. Anlatılan Napoli mahallesinde doğmuşum ve kitabın kahramanları Lina ve Lenu’nun arkadaşıymışım gibi hissetmeye başladım. 3. kitapta kızların 25-30 yaş arası anlatılıyor. Lenu’nun Floransa’da ki başarıları, iç fırtınalarının yanı sıra Lina’nın hala o Napoli varoşunda ayakta kalma mücadelesi ve ek olarak o günlerin siyasi İtalya’sı. 4. kitap için şimdiden sabırsızlanıyorum, hani utanmasam çevirmeni arayıp başladın mı diye soracağım. Daha alıp okumaya başlamadıysanız bence 4. kitabı da bekleyip hepsini alın ve arka arkaya okuyun emin olun çok keyifli olur.


Yazar: John le carre
Kitap: Hain

Şimdi Le Carre için fikir beyan etmek bana düşmez tabii. Benim için casus romanlarının maestrosudur kendileri. Safkan İngiliz. İngiliz Gizli servisinde de çalıştığı için kurgusu mükemmel ve inandırıcı. 1931 doğumlu olduğu için doğal olarak bir sürü kitap yazmış. Bendeniz neredeyse hepsini okudum ve tek geçerim. İlgi alanınızdaysa kaçırmayın.


Yazar: Semih Gümüş
Kitap: Belki sonra başka şeyler de konuşuruz

Kitabın adına bayıldım açıkçası sırf o yüzden aldım. Ümit vaat ediyordu içindekiler. Haklı da çıktım. Yazar Can Yayınları kadrosunda ve 2008’den beri bayağı kitabı yayınlanmış. Ben ilk defa okudum. Sert bir kitap . Şunu belirtmeliyim ki içinizin ferah olduğu bir sırada elinize alın, tabii bu aralar bu topraklarda öyle bir an yakalarsanız! Yalnızlık duygusunu öylesine işlemiş ki, bir ara yüreğime bir taş oturdu. Deniz kıyısı kitabı değil ona göre.


Yazar: Gilly Macmillan
Kitap: Dokuz gün

Kitapta yazar kimdir, neyin nesidir, bilgi yoktu. Ben de internete baktım. Şu ana kadar üç kitabı basılmış. Amazon.com “yükselen yıldız” demiş kendisi için, az bile demiş. Favori yazarlarımın kitaplarını okuduğum zaman daha iyisi yazılamaz diye düşünürken hatun döktürmüş. “Bitmesin hiç” dediğim bir kitap oldu. İlk kitabıymış . Şimdi heyecanla ikincisinin çevrimini bekliyorum. Aynı tadı alırsam vazgeçilmezlerim listesine gireceği kesin. Bu arada kitap gerilim türü. İlginizi çekmezse boşuna para vermeyin.


Yazar: Kimberley Freeman
Kitap: Kor Adası

Hatunun adı çakma, kendi de Barbara Cartland çakması. Neden aldım bilmem. Adı gizemli geldi herhalde. Yalnız ilginç bir şekilde de beğendim kitabı, özlemiş miyim ne. Eskiden Cartland okurduk hiç durmadan. Yaş almak böyle bir şey herhalde. Bir müddet sonra romantizm komik gelmeye başlıyor. 18-30 yaş arası genç kızlara tavsiye ediyorum.


Yazar: Gülse Birsel
Kitap: Memleketi ben kurtaracağım

Bu hatun acayip bir şey yaa. Kendisiyle aynı ülkenin vatandaşı olmak beni gururlandırıyor açıkçası. Hep merak etmişimdir neden stand-up yapmıyor acaba. Yıkar geçer ortalığı. Kitapta hem Hürriyet gazetesinde ki köşe yazıları hem de yeni eklemeler var. Okurken yüzüme bir tebessüm oturdu ve bitene kadar orada kaldı. En acıklı olayların bile mizahını yapabiliyor ya helal olsun. Ben kitap çıktıktan 5 gün sonra aldım 25. Baskıydı. Bu günlerde 40. Baskıya gelmiş. Yakışır valla sakın kaçırmayın.


Yazar: Ahmet Ümit
Kitap: Elveda Güzel Vatanım

Bendeniz iflah olmaz bir Ahmet Ümit hastasıyım. Ne yazarsa yazsın beğeniyorum. Yalnız bu kitapta şöyle bir durum var. Bana kitabı ciltsiz olarak verip oku ve yazarını bul deselerdi kesinlikle Ahmet Ümit demezdim. Ahmet Altan veya Hıfzı Topuz ve hatta Zülfü Livaneli belki ama Ahmet Ümit asla. Kendisi de bir röportajında belirtmiş zaten konu ile ilgili hiçbir fikrim yoktu 2 yıl araştırdım diye. Kitaba gerçekten büyük emek vermiş ama bu bir Ahmet Ümit polisiyesi değil , İttahat ve Terakki günlerinde yaşananları anlatan çok güzel ve rahat okunan bir kitap. Umarım bundan sonra ki kitabı sıkı bir polisiye olur gene.


Yazar: Arnaldur İndridason
Kitap: Kutup soğuğu

Bayılıyorum bu kuzey ülkeleri polisiyelerine. Şöyle bir sorun var yalnız . İsimleri öylesine bize yabancı ki okurken bazen zorlanıyorum. Mesela; Elinborg, Erlendur, Sigurdur Oli,Sigurveig gibi gibi. Semt isimlerini hiç yazmıyorum kitabı almaktan kesin vazgeçersiniz Bu kitabı da çok beğendim. İzlanda Reykjavik’te geçiyor. Göçmenlere bakış açısı da işlenmiş. Polisiye sevenlere tavsiye ederim.


Yazar: Arzum Uzun
Kitap: 99 Yazı

Şimdi ben size bu kitabı çok beğendim diyeceğim siz de bana güvenip alacaksınız sonra da kafama atacaksınız gibi bir hisse kapılmış bulunmaktayım. Ama ne yapayım gerçekten beğendim. Bir kere 13-18 yaş arası ergen çocuk yetiştiren herkes okusun. Nasıl özlemişim o yaşlarımı. O sorumsuz günler, anne babaya söylenen yalanlar, ilk aşk hele ilk aşk. Su gibi aktı kitap. Bu genç hanımın başka kitapları da varmış ayrıca senaryo ve tiyatro oyunu da yazıyormuş.


Yazar: Hakan Nordik
Kitap: Tek

Yaklaşık bir yıl önce D&R da gördüm kitabı. Tanıtım yazısı ‘’işte tam benlik’’ dediğim türdendi. Bir de baktım 29 TL. Yazarını tanımadığım için riske girmek istemedim. Ara ara İdeefix sitesinden baktım ama fiyat değişmedi. Tam bir yıl sonra 10 Tl’ye düştü de hele şükür satın aldım. Hakan Nordik isminin takma olduğumu sonradan öğrendim Rüstem Batum’muş iyi mi? Kitabın arkasında Son yılların dünyası ve Türkiye’si yazıyor. Nasıl güzel bir kurgu, nasıl güzel bir anlatım. Siyasetin üçkağıt ve entrikalarla dolu olduğunu zaten biliyoruz da bu kitapla tekrar emin olduk. Keyifle okuyacağınız garanti.


Yazar: Chi Wei-Jan
Kitap: Özel Dedektif

Kitabın özü polisiye gibi dursa da felsefeyi komikleştirerek kurgulamış. Günlük hayat hakkında bir şeyler yazarken edebiyat parçalama gibi yani. Konuya giremiyor bir türlü. Dağılmış gitmiş. Sıkıldım ben açıkçası.


Yazar: Tess Gerritsen
Kitap: Yörünge

Banko yazarlarımdan. Ama bu da bana ders olsun, banko manko arkasını okumadan almam bir daha. Hatun deniz dibi; NASA, yetmemiş tıp alanı, ne kadar zır cahil olduğum konu varsa anlatıyor, üstelikte teknik bir dille. Ya yanıma lügat alıp okuyacaktım, ya da fırlatıp atacaktım. 82.sayfada ikinci seçeneği uyguladım. Bu Tess ablam da çok sık yazanlardan. “Bakın ben nelere kadirim ey bilim dünyası” demek istemiş herhalde. Sen Robin Cook’musun ki tıbbi gerilim yazasın be aymaz. Neyse artık, gitti paracıklarım. Bir doktor arkadaşıma hediye edeceğim herhalde.


Yazar: Harlan Coben
Kitap: Bana söz ver

Bu arkadaş da favorilerimden. Kitap kötü değil, ama sabun köpüğü. Bunun bir kahramanı var. Myron Bolitar. Ara ara onun maceralarını anlatır. Bu da onlardan biri. Ruhsuz buldum bu sefer. Bolitarsız kitapları daha güzel oluyor.


Yazar: Aziz Nesin
Kitap: Kalem yapın beni kalem

Everest Yayınları çok güzel bir çalışma yapmış. Tek cilt adı altında Aziz Nesin’den derleme bir eser ortaya çıkarmış. Kütüphanenizde mutlaka olması gereken bir eser. Kitap 952 sayfa. Başucu kitabı olmaya aday. Söz konusu Aziz nesin olunca, başka da bir şey yazmama gerek yok herhalde. Everest yayınları bir de aynı formatta Çetin Altan için hazırlamış. İsmi ‘Enseyi Karartmayın’. O da 728 sayfa. Ne kadar değerli çalışmalar bunlar benim için anlatamam. Onu da hemen edindim tabii ki, hatta piyasa da tükenmişti yayınevinin yardımıyla internetten buldum.


Yazar: James Patterson
Kitap: 2.Balayı

Favori yazarlarımdan biri James Patterson. Bu sefer nedendir bilinmez, Howard Roughan diye biriyle beraber yazmış son romanını. Sabun köpüğü kategorisinde. Çok sürükleyici su gibi gidiyor. Yaz için ideal.


Yazar :Elizabeth George
Kitap: Ama Günah Kırmızıdır

Öncelikle belirteyim 679 sayfa. Yazarı hiç tanımam. Arka sayfa açıklaması ilgimi çekti. Bir cinayetin etrafında dönüyor, ama aslında taşra insanın ilişkileri daha baskın. İlk sayfalardan itibaren içine çekti beni. Gerçi bitirdiğimde en az 100 sayfa kısa yazabilirmiş dedim, ama ne kadar doğru düşündüm bilmiyorum açıkçası.


Yazar: S.J.Watson
Kitap: Uyuyana Kadar

Nicole Kidman tarafından filmi de çekilmiş bir kitap. Çok çok iyi. Bir solukta okudum. Kesinlikle öneririm.


Yazar: Tess Gerritsen
Kitap: Diriliş

En favori yazarlarımdan. Polisiye gerilim sevenlere tabii ki. Gene şaşırtmadı beni yazar. Türünün mükemmel bir örneği.


Yazar: Hayko Bağdad
Kitap: Gollik

Çok etkilendim. Fransız okulunda okurken Ermeni, Rum ve Musevi arkadaşlarımız vardı bir sürü, hala da varlar. Onları dini kimlikleriyle değil kişilikleriyle sevdik saydık. Kitabı okuduktan sonra geriye dönüp düşündüm, acaba onları ne kadar kırdık farkında olmadan diye. Kin ve nefretin tavan yaptığı bu yıllarda mutlaka okuyun derim.


Yazar: Zülfü Livaneli
Kitap: Konstantinniye Oteli

Livanelli’nin tüm kitaplarını okurum hemen hemen hepsini de beğenmişimdir. İlk defa bir kitabını zayıf buldum. Tabii takdir sizin.


Yazar: Sevgi Saygı
Kitap: Peri Efsa

Yazarın adını ilk okuduğumda mahlas zannettim açıkçası. Hala da tam bilemiyorum, ama gerçek adı soyadı galiba . İlginç geldi bana. Bayıldım tek kelimeyle. Yalnız kitap herkese hitap etmiyebilecek bir tür. Onun için almadan ilk iki-üç sayfayı okuyun derim.


Yazar: Elif Kask
Kitap :Boşanırken

Tanıdık biri değil yazar. İlginç başlıyor kitap, hatta yarısına kadar da iyi gidiyor sonrası vasat. Ama deniz kenarı için olabilir.


Yazar: Çiğdem Anad
Kitap: Yalnızlık Bilmecesi

Çiğdem Anad beğendiğim bir gazeteci olduğu için aldım kitabı. Şöyle bir hisse kapıldım. Çiğdem hanımın canı çeşitli konularda içini dökmek istemiş. Ne yapsın bir karakter yaratıp, onun etrafında bir konu kurgulamış, alakalı alakasız ne varsa araya sıkıştırıp içini dökmüş. Yorucu ve anlamsız buldum.


Yazar: Harlan Coben
Kitap: İhanetin 5 Yüzü

Seviyorum bu herifi. İlk sayfadan alıyor seni içine, bırakmıyor. Tabii sadece aksiyon, gizem, macera sevenler alsın. Yoksa düşüp bayılırsınız. Ağır edebiyat tutkunlarının hiç işi olmaz.


Yazar: Blake Crouch
Kitap: Çamlık

Bu arkadaşı da yeni duydum. Meğerse Amerikan film endüstrisi en az üç kitabını film yapmak için sıradaymış. Aksiyonun Allahı. Ütopik ağırlıklı. Özellikle 16-30 yaş arasına hitap edebilir. Ama filmi süper aksiyon filmi olacaktır bence.


Yazar: James Patterson
Kitap: Düzenbaz

Arkadaş gene başka biriyle ortak yazmış. Nedenini bir türlü anlayamıyorum. Yardımcı yazar David Ellis. Yoksa söyle mi oluyor?- David kitabı kurguluyor Patterson’a gidiyor oturup beraber şekillendiriyorlar. Neyse gene hoş ve boş bir kitap daha James abimizden, sahilde okumalık.


Yazar: Sezgin Kaymaz
Kitap: Bakele

Sezgin Kaymaz takip ettiğim bir yazar. En çok bu öykü kitabını beğendim. Çok sıcak hikayeler kaleme almış. Derinlik aramayın gene de. Ama okunmaya değer diye düşünüyorum.


Yazar: Paula Hawkins
Kitap: Trendeki Kız

Genelde çok satanlara giren tanımadığım yazarların kitaplarını hemen almam. Biraz izlerim. En azından kaç hafta kaldı listede diye takip ederim. Bu da öyle oldu, ama baktım ki herkes bu kitaptan bahsediyor, dayanamayıp aldım. İyi ki de almışım. Aman efendim. Elimden bırakamadım desem yeridir. Nasıl güzel bir hikaye nasıl akıcı anlatamam. Mutlaka okuyun derim.


Yazar: David Kessler
Kitap: Çıkış Yok

Çoğunlukla mahkeme de geçen kitapları sever misiniz? Ben bayılırım. Bu konunun piri bence Richard Patterson. Ama epeydir ortada yok. David Kessler’de fena değil gerçi, ama Patterson’un kurgusuna erişemiyor. Sıkılmadan okudum gene de.


Yazar: Emmanuelle Urien
Kitap: Tahterevallide Dengede Durma Sanatı

Artık tercüme mi kötüydü, yoksa kitap mı bilemiyorum. Sıkıcı, kendini tekrarlayan basit bir roman. Aslında çok daha ilginç hale getirilebilecek bir konu seçmiş yazar, ama olmamış. Boşverin.


Yazar: Mo Hayder
Kitap: Kuş Adam

Yani polisiyeden soğudum desem yeridir. Şimdi genelde tercüme eden kişiler de de suç aranır. Ama tercüman ne yapsın. Nasıl sıkıcı, nasıl konuyu dağıtıyor. Vakit kaybı.


Yazar: Allison Leotta
Kitap: Akılçelen

Hiç sıkılmadan okudum. Çeviri de iyiydi kanımca. Kitaba ayıracak bütçeniz çerçevesinde değerlendirin derim. Şart değil yani.


Yazar: Wally Lamb
Kitap: Üç Renkli Deniz

Genelde tanımadığım yazarların kitaplarına temkinli yaklaşırım, ama bu sefer iç sesim iyidir bu dedi. Yalnız baştan söyliyeyim 750 sayfa. Kitap okumayı çok seviyorsanız sorun yok. Kitap bitmesin istedim, o derece güzel yani. Bir ailenin hayatından kesitler hepsinin ağzından ve görüşünden aktarılıyor. Hiçbirşey göründüğü gibi değildir savı bu kitapla birlikte tekrar vücut bulmuş. Mükemmel sakın kaçırmayın.


Yazar: Sandra Brown
Kitap: Soğuk Öpücük

Bu ablam ben kendimi bildim bileli sürekli yazıyor. 1981 de başlamış. Çok satanlar yazarı. Bizim Osman Aysu’nun Amerikalı kadın versiyonu. Türkçeye çevrilen tüm kitaplarını okudum. Yıllar geçtikçe yavanlaştı. Bu sonuncusu iyice aceleye gelmiş. Bu kadar çok yazarsan olacağı bu! Özensiz ve adına güvenerek şişirilmiş. Boşverin.


Yazar: Jeffrey Eugenides
Kitap: Middlesex

Kitabın arkasında şöyle bir cümle var: ‘’21. Yüzyılın (şimdilik) en iyi 12 romanından biri’’. Ne kadar iddialı değil mi? Kitabı bana çok yakın bir dostum tavsiye etmese alıp almamayı düşünürdüm doğru.

Aman efendim aman. Elimden bırakamadım. Bursa’da başlayıp Detroit’e uzanan çok çarpıcı bir hayat hikayesi. Bir hermafroditin yaşamı. Son 80 sayfa özellikle üzerinde düşünmeye itiyor insanı. Tercümesi çok başarılı. Nerden biliyorsun dersen İngilizcesi de var bende bir dostum bırakmıştı geçen yaz. Başladım aslında ona da, ama İngilizce düzeyim kitabın ruhunu yakalamama yetmediği için bırakıp çeviriyi beklemiştim.


Yazar: Elena Ferrante
Kitap: Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım

Bu yaz Kaş’ta sahilde otururken Amerika’da yaşayan can arkadaşım bana bu kitaptan bahsetti. 4 serilik bir kitap. Napoli dörtlemesi diye adlandırılmış dedi. Hemen araştırdım, ne yazık ki Türkçesi henüz yoktu. Eylül ayında ve Ekim ayında serinin ilk iki kitabı tercüme edilmişti. İlkini hemen aldım. Öncelikle belirtmeliyim ki, Elena Ferrante bir mahlas. Yazarın gerçekte kim olduğu hala bulunamamış. Napolinin kenar mahallesinde başlıyor ilk kitap. İki küçük kızın dostluğu, çekişmeleri, mahalle sakinlerini ve o devrin Napoli’sinin tasviri çerçevesinde anlatılıyor. Napoli’yi üç gün üç gece doya doya ve hayran kala kala gezmiş biri olarak çok çok beğendim kitabı. Şimdi gençkızlık dönemlerini anlatan ikinci kitaba geçeceğim. Anlatım dili ve tercüme çok güzel. Kesinlikle tavsiye ediyorum.


Yazar: Gert Van Beek
Kitap: Bay Heineken, Geçti, Kurtuldunuz

Gerçek bir hikaye. 1983 yılında Hollanda’lı bira imparatoru Heineken ve şöförünün kaçırılışının ardında o sırada Amsterdam polis teşkilatında başkomiser olan yazar tarafından anlatılmış. Strateji nasıl kurulur, nasıl ilerlenir, çok güzel anlatılmış. Gerçek olması ayrıca ilginç tabii. Okuyun derim.


Yazar: Mai Jia
Kitap: Rüzgarı Dinleyenler

Bu Uzakdoğu yazarlarına mesafeli dururum aslında. Çevirmenin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu kitapta da çevirmen başarılı. Kitabın dili çok akıcı. İlk bölüm özellikle etkileyici. Ama o kadar güzel kitaplar okuyorum ki şu ara, bu olmasa da olurmuş yani.


Yazar : Ferzan Özpetek
Kitap: Sen Benim Hayatımsın

Ferzan Özpetek’i severmisiniz? Ben çok severim. Cinsel kimliğinin arkasında ki duruşuna ve sinema diline hayranım. Kitapta tüm içtenliğiyle hayatından kesitler anlatıyor. Öylesine ki filmleri şimdi daha bir anlam kazandı. İlk sayfalarda ‘Cahil Periler’ daha sonra ‘Harem Suare’, ‘Hamam’ ve diğerleri. 40 yıldır İtalya’da yaşıyor ve çok renkli bir çevresi var. Bu kitabı yazmasına ayrıca çok sevindim, kendisinin ne kadar iyi kalpli ve naif bir insan olduğunu tekrar anlamış olduk. Gerçek sevgiyi öylesine güzel anlatmış ki kıskandım doğrusu. Kitabı İtalyanca yazmış, o biraz şaşırttı beni, çünkü TV konuşmalarında Türkçesi mükemmel görünüyordu. Mutlaka okuyun ve tadını çıkarın.


Yazar: Necib Mahfuz
Kitap: Karnak Kafe

Necib Mahfuz’la ilk tanışmam Kahire Üçlemesi kitaplarıyla oldu. Adeta büyülendim. Mısır’da ki yaşamın bizlere benzemesinin de etkisi var tabii. Son okuduğum kitabı olan Karnak Kafe 1952 Devrimi ve 1967 Arap-İsrail savaşını izleyen yıllarda yazılmış. Bir solukta okunuyor. Yalnız bir ara çok moralim bozuldu. Anlatılanlar yeni Türkiye dedikleri felaket tablosuna çok benziyor gibime geldi. Başlayıp bitirilecek bir roman. Sadece 91 sayfa, ama nasıl etkileyici anlatamam. Hemen alın derim.


Yazar: David Leavitt
Kitap: Otel Francfort

Beyoğlu’na her inişimde mutlaka Yapı Kredi Yayınlarına uğrarım. Kafamdaki kitapçı tanımına çok benzer zira. Gene böyle bir ziyaretimde bu kitaba rastladım. Öncelikle belirtmeliyim ki mükemmel bir tercüme. 2.Dünya Savaşı Avrupa’yı ele geçirmiş, bir tek Lizbon’a henüz uğramamışken, Paris’ten kaçan bir çift kendilerini Amerika’ya götürecek gemiyi bekliyorlar. Güç bela bir otelde yer bulmuşlar. Otel Francfort. Ne ilginçtir ki bir başka Amerikalı göçmen çift olan Freleng’ler de aynı isimde ama başka bir semtte ki otelde kalıyorlar. Bu iki çiftin yolları kesişiyor ve oldukça sıra dışı bir romana dönüşüyor. Çok beğendim ben. Keyifle okuyabilirsiniz.


Yazar: Osman Aysu
Kitap: Vahşi Tutku

Yanılmıyorsam sene 1998 falan, Tüyap Kitap fuarı henüz Tepebaşı’nda. O sıralarda bendeniz ukalalar kraliçesi polisiyeyi asla Türk yazardan okumam havalarında dolanıyorum. Fuarda kendimden geçmiş vaziyette dolaşırken bir stand önünün kalabalığı dikkatimi çekti. Yaklaştım, Osman Aysu diye bir yazarın polisiye kitaplarını alıyordu insanlar. Burun kıvırıp yoluma devam ettim. Sonra çıkmama yakın baktım aynı kalabalık. “Bir tane alayım, ne çıkar” dedim. Deyiş o deyiş. O gece bitirdim. İlerliyen zamanlarda piyasada ki ne kadar kitabı varsa alıp okudum. Kendisi aslen bir avukat. Yazı tarzıda çok ilgimi çekti doğrusu. Osmanlıca tabirlerle süslüyor ve okuması çok keyifli. Derkeeeen birden yaklaşık 3 yıl önce hayal kırıklığı başladı. Hikayelere o kadar çok aşk meşk koymaya başladı ki, heyecan dağıldı. Bu son kitabı da aynı şekilde hayal kırıklığı. Eski kitaplarında özellikle At Kuyruklu Adam’ı tavsiye ederim.

Paylaşmak için...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn